12.12.08

aylak adam

canım hiç çalışmak istemiyor bugün
aslında epeydir böyle ya
şöyle tembel tembel oturmak bir deniz yahut göl kenarında
buz gibi bir havada
elimde sıcacık çay
ağaçlar, kuşlar, rüzgar
iliklere işleyen soğuk bir de
ne gam!
.
çünkü acayip sıkılıyorum bu aralar. yaptığım, yapmadığım her şeyden. dün mesela mühim bir iş toplantısında "ne işim var lan benim burada" dedim önce. sonra bu firmada? bu şehirde, bu ülkede , dünyada de da de da.... soruların ardı arkası kesilmedi. dağıldım. çıktım toplantıdan bi'çay içtim ama sigaradan nefret ederim. her daim çantamda olan ayfer tunç kitaplarından en sevdiğimi aldım. çaydan bir fırt çektim. kitabı rastgele açtım. ekmel bey çıktı karşıma. hemen benimsedim kendisini. sanki o bendim. ya da ben oydum.
öyle!
.
sonra günlerden bugün,  trenin çufçuna, akşamın karanlığına ve müziğin alıp götüren tınısına dalmış zihin birden " tabi lan neden olmasın" dedi. senin gibi hımbıl, tembel bir adamın severek yapabileceği tek iş var şu kavanoz dipli dünyada. yazmak. poponu yaya yaya, çayını kahveni yudumlaya yudumlaya. bir orman evinde.... deniz manzaralı olmasa da olur!
.