4 Şubat 2008 Pazartesi

ışınla beni skati

çok iyi biri değilim kabul. ama çok kötü de değilim. hani şu klişelenen "özünde iyi bir insanım" aslında. valla. lakin işte sanırım farkında olmadan kırıyorum bazen bazı insanları. ya da insanlar çok alıngan. ya da bazen ben. nerden esti şimdi bunlar. öyle bir yerde çalışıyorum ki işe konsantre olmak çok zor. iki kanat pencereden yukarıdaki karayolunda bir sağa bir sola giden arabaları, yolun kenarında sallanan kavak ağaçlarını, az aşağıda banliyö trenlerini, şansım varsa adapazarı, doğu expreslerini, sokakta koşturan tek tük insanları gören bir konumdayım. bir dakika iş, beş dakika manzara-i umumiye. işte bu ahval ve umumi manzarada kah bir trenin peşinden, kah koca koca ağaçları savuran rüzgarla birlikte gidiyorum. misal beş dakika önce köyümün yağmurlarında yıkandım da geldim. sahi o ne soğuk ve yağmurdu öyle temmuz ayında. siz bilmezsiniz akdağ böyledir işte. sene seksenler.. çocuktum o zaman daha. her sene sektirmeden giderdik memlekete. şimdi sadece hastalıkta ve ölümde. manzara diyorduk, telefon çaldı. hata yapmış çocuk. insanız. yaparız hata. ama ben ne yaptım. biraz çıkıştım. derken manzara... mesleğe ilk başladığım günlere gittim. muhasebe, hesap kitap vicdan. bak şimdi de yük treni geçiyor. neyse, arkadaki firma sekreteri denetim yapmadığımı anlamadan çıkayım günlükten. ışınla beni skati...